Spor Pazarlaması’nda Merkez: Amerikan Eğlence Sektörü

Ali KARABAYIR
REFLEX SPORT MANAGEMENT
MARKETING MANAGER


"Spor Pazarlaması" konsept olarak Türkiye için yeni bir kavram olmasına rağmen daha çok kendisine dünyada bilinen üç pazarlama merkezine ( Chicago, Los Angeles, New York ) sahip Amerika Birleşik Devletleri’nde Spor Pazarlama Uzmanları’nın hemen hemen hepsine göre “ Pazarlama Harikası” olarak adlandırılan NBA, NBA & All - Star, Amerikan Futbolu ( NFL ), Super Bowl, Buz Hokeyi ve Beyzbol gibi kitlesel eğlence aktivitelerinin pazarlanmasında sıkça uygulama alanı bulmuştur. Sporun eğlence unsuru olarak satıldığı Kuzey Amerika’da 2005 yılında “ World of Congress of Sports in Newyork – Dünya Spor Kongresi “ yle dile getirilen rakamda Amerikalıların spor aktiviteleri için harcadığı bilet parası 15 milyar dolar iken, film biletleri için Amerikalıların harcadıkları rakam 6 milyar dolarda kalmıştır.

NBA’de sıkça rastladığımız spor pazarlama uygulamaları bireysel sporculara yapılan astronomik ücretlerde rakamsal boyutuyla kendisini göstermektedir. Şöyle ki, basketbolu bırakmış olan Michael Jordon’ın tüm NBA merchandising satışlarında veliahtı olarak gösterilen Lebron James’ ın önünde %15 pay almıştır. Amerika’ da spor pazarlama uzmanları, Jordan’ı ayrı bir değerlendirme unsuru olarak görürler. Bunun yanında Jordan’ın veliahtı olarak istenen verime ulaşamamasına rağmen Amerikan İş Yaşamı dergisi Forbes’un haberine göre, Lebron’un, Jordan’a göre ilk yedi yılında 200 milyon dolar üzerinde kazanacağı tahmin edilerek gelirler alanında Jordan’ın ilk yedi yılından daha başarılı bir performans sergilemesine kesin gözüyle bakılmaktadır. Lebron’un sponsorluk gelirleri Nike ile 18 yaşında 7 yıl için yaptığı 90 milyon dolar ve aldığı maksimum çaylak maaşıyla rakamların geldiği boyut açısından spor pazarlamanın içinde yer alan “ikon pazarlaması”nı ilginç kılmaktadır. Her ne kadar Chicago Buls’ un efsanevi yöneticisi David Stern “NBA’e katılım artıyor fakat gelirler düşüyor” dese de yayın hakları açısından NBA’ in geldiği boyut 80li yıllarla karşılaştırıldığında sadece Kablo TV üzerinden 82 ve 84 yılları için USA / ESPN tarafından ödenen bedel 11 milyon dolar iken Kablo TV üzerinden TNT tarafından 2002- 2008 yılları için 2.2 milyar dolara çıkmıştır. Bütün bunlar bize spor pazarlamanın Amerika’da bireysel sporcu, ikon bazında ve yayın hakları anlamında ulaştığı noktaları göstermesi açısından kayda değerdir.

Spor Pazarlaması açısından Kuzey Amerika’da bir diğer örnek Amerikan Ulusal Futbol ligi şampiyonasıdır. Diğer adlarıyla Super Bowl Sunday veya Super Sunday. Oyun Pazar günleri düzenlenir ve ilerleyen yıllarda Pazar’ın ertesi gün de facto olarak tüm Kuzey Amerika’da tatil kabul edilir. Bu organizasyon öyle pazarlanır ki Kuzey Amerika’da 130-140 milyon arsında bir izleyici sayısına ulaşır. Her ne kadar geçtiğimiz yıllarda “ wardrobe malfunction ” olarak bilinen ve Justin Timberlake ile Janet Jackson buluşmasında meydana gelen talihsiz olayda bile Super Bowl risk faktörünü tanıtım anlamında pozitife döndürmüştür. Nitekim ertesi yıl yapılan finalde Paul Mc Cartney’nin katılımı şampiyona finalini şova dönüştürmekten uzak kalmıştır.
Akademik düzlemde Alabama Üniversitesi’nin öğrencileri NBA takımlarından Houston Rockets’ın All - Star organizasyonunda aktif rol almaktadırlar. Öyle ki; öğrenciler mezuniyetleri sonrası kendilerine Houston Rockets takımının pazarlama departmanı kadrosunda iş bulmaktadırlar.

Referanslar:
1- http://www.thesportjournal.org/2003Journal/Vol6-No2/athens.asp
2- http://www.thesportjournal.org/2005Journal/Vol8-No3/lee-aug1.asp
3- http://www.thesportjournal.org/2006Journal/Vol9-No3/Chen.asp
4- http://en.wikipedia.org/wiki/Super_Bowl

Ali KARABAYIR
REFLEX SPORT MANAGEMENT
MARKETING MANAGER
e-mail:
ali@reflexspor.com
www.reflexspor.com

Yorum Yaz

 


<< Geri